Author - Adamsan Gel

Türkiye’de Forma Giymiş En İyi 10 Futbolcu

SÜPER LİG’DE OYNAMIŞ EN İYİ 10 FUTBOLCU

UEFA, Türkiye’de forma giymiş en iyi 10 oyuncuyu sıraladı. Listede 5 Galatasaraylı, 3 Fenerbahçeli, 1 Beşiktaşlı ve 1 Trabzonsporlu isim yer aldı.

10) Claudio Taffarel (Brezilya – Galatasaray, 1998–2001)

claudio-taffarel

Brezilya Milli Takımı’nın formasını 101 kez giyen Claudio Taffarel, efsane Galatasaray kadrosu ile yaşanan UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupası şampiyonluklarında büyük pay sahibi oldu. 1980’lere damga vuran Karadağlı Zoran Simovic ile birlikte, kulüp tarihinin gelmiş geçmiş en büyük file bekçilerinden biri oldu.

9) Gheorghe Popescu (Romanya – Galatasaray, 1997-2001)

gheorge-popescu

Adaşı Gheorge Hagi gibi, Galatasaray ile 2000’de kazandığı ilk UEFA şampiyonluğunda. Bir zamanlar Barcelona’nın da kaptanlığını yapan Popescu, defansta Bülent Korkmaz ile birlikte Türkiye’de oynayan en iyi ikililerden biri oldu.

8) Diego Lugano (Uruguay – Fenerbahçe, 2006-2011)

diego-lugano

Fenerbahçe’nin 100. yıl şampiyonluğunda da yer aldı. Agresif kişiliği, hakemlerle olan diyalogları, duran toplardaki grekoromen hamleleriyle tanınan Uruguaylı, ligimizin en golcü stoperlerinden bir olmayı başardı. Şimdi Güney Afrika’nın Paraguay takımlarından Cerro Porteno’nun formasını giyiyor.

7) Tomas Sivok (Çek Cumhuriyeti – Beşiktaş, 2008–2015)

tomas-sivok

Beşiktaş defansındaki sağlam duruşuyla kendini kanıtladı. Güçlü fiziğiyle iyi bir performans sergileyen Sivok, Kara Kartal’daki son yıllarında sakatlıklarla boğuştu.

6) Pierre van Hooijdonk (Fenerbahçe – Hollanda, 2003–2005)

van-hooijdonk

Fenerbahçe’nin 2003-04 ve 2004-05 sezonlarındaki şampiyonluklarında kilit rol oynadı. Ölümcül serbest vuruşların sahibi Van Hooijdonk, 53 lig maçında 32 gol attı ve sarı kanaryalı taraftarlar ona “Aziz Pierre” lakabını taktı.

5) Şota Arveladze (Gürcistan, Trabzonspor, 1993–1997)

sota-arveladze

Listenin 5. sırasında tek yumurta ikizi Arçil’den bir an olsun ayrı düşünemediğimiz Şota Arveladze yer alıyor. Karadeniz ekibine gelmeden önce fazla tanınmayan Gürcü golcü, attığı gollerle kendini kısa sürede tanıtladı. Bordo-mavili ekiple 1995’te Türkiye Kupası kazandı. Bir sonraki sezon ise attığı 25 golle Süper Lig gol kralı oldu.

4) Mario Jardel (Brezilya – Galatasaray, 2000-2001)

mario-jardel

Galatasaray, Real Madrid’i 2000 Süper Kupa finalinde 2-1 yenerken, galibiyeti getiren altın gol Mario Jardel’den geldi. Ligde de 24 maçta 22 gol attı; ancak bir sezon sonra Sporting’e imza atarak Portekiz’e döndü.Türk futbol tarihinin en pahalı transferi olarak tarihe geçen ‘Süper Mario Jardel’ ligimizin en klas golcülerinden biri olarak akıllarımızdaki yerini aldı.

3) Didier Drogba (Fildişi Sahilleri – Galatasaray, 2012–2014)

didier-drogba

2013 Ocak ayında Galatasaray’a gelişi büyük yankı uyandırdı. Akhisar’ı 2-1 yendikleri ilk maçta ilk golünü attı. Galatasaray, 2013’te Fenerbahçe’yi yenerek Süper Kupa’yı kazanırken, tek gol Drogba’dan geldi.

2) Alex de Souza (Brezilya – Fenerbahçe, 2004-2012)

alex-de-souza

2006/07 (19 gol) ve 2010/11’de (28 gol) olmak üzere 2 kez gol krallığına ulaştı ve daha önce hiçbir yabancı oyuncunun ulaşamadığı başarıyı yakaladı. İstatistikleri alt üst ederken, saha içi ve dışındaki karakterli ve efendi duruşu ile tüm takım taraftarlarının sevgi ve saygısını kazandı.

 Gheorghe Hagi (Romanya – Galatasaray, 1996-2001)

gheorge-hagi

Barcelona’dan Galaltasaray’a transfer olan Hagi, İstanbul’daki beş sezonunda sarı-kırmızılı ekibi başarıya taşıdı. Süper tekniği, yetenekleri, oyun görüşü, asistleri, ölümcül frikikleri ve akıl dolu vuruşlarıyla herkesi kendine hayran bırakan Karpatlar’ın Maradona’sı, Süper Lig’in gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu.

 

En İyi 10 Baba Futbolcu

10) SERGİO AGÜERO

aguero-ailesi

Listemize ilk olarak Maradona ile olan akrabalık bağlarından tanıdığımız, bir çizgi film karakteri ‘Kun’ lakabıyla bilinen Sergio Agüero ile giriş yapıyoruz. Maradona’nın damadı olan Agüero’nın çocuğu, hem dedesi hem de babasından aldığı olağanüstü futbolcu genleriyle kendini belli etmiştir. Genlerden gelen yetenekle hayata 1-0 önde başlayan minik Benjamin, daha 3 yaşındayken babası tarafından çekilen videoda görüldüğü üzere başarılı bir şekilde futbol oynamaktaydı. Çekirdekten çocuk yetiştiren aileye sevgiler ve tebrikler!

maradonani-damadi

9) DAVİD BECKHAM

beckham-ailesi

Karizması ve yakışıklılığıyla futbolun dışındaki alanlarda da yakaladığı başarı sayesinde unutulmayacak futbolcular arasında yerini alan Beckham, futbol kariyerini sonlandırdıktan sonra oluşan boşluğu ailesiyle doldurur. Her fotoğraf karesinde eşinin aykırı pozlarından ötürü kıskançlığından ziyade kendisinin çocuklarına olan düşkünlüğü gündeme gelir. Son olarak edindiğimiz duyumlara göre, sabah saat 7’ye çeyrek kala ‘kalk borusu’ ile yataktan fırlayıp mutfağa koşan ve dört çocuğunun kahvaltısını bizzat kendi hazırlayan Beckham’ı, Victoria’ya olan sabrı ve harika bir baba olmasından dolayı kutluyoruz.

8) GERARD PIQUE

pique-shakira

Listemize son zamanlarda en çok konuşulan aşklardan birini ilave ederek görselliği ile bizi bizden alan çifti sizlere sunuyoruz. Shakira ve Pique… Tüm kıskanç gözlerin üzerlerinde olmasına rağmen ilginçtir ki nazar değmemiş bu evliliğe. Ünlü çift aşklarını Milan Mebarak Pique (2013), Sasha Mebarak Pique (2015) isimli çocukları ile taçlandırmış ve güzel bir aile kurmuşlardır.

7) DİRK KUYT

dirk-kuyt-ailesi

Listemizin 7. sırasında, ismi tartışmalara neden olan ve bu yüzden ismini içinizden geldiği gibi telaffuz etmekte serbest olduğunuz Dirk Kuyt var. Fenerbahçe yıllarından yakından tanıdığımız Dirk Kuyt, eşi Gertrude, çocukları Noelle, Roan, Jordan ve Aidan ile harika bir hayat sürmekte. Kuyt’ın futbolundan bize yansıyan hırs, genlere de yansımış olacak ki tüm minikler Kuyt’ın burnundan düşmüşcesine sarı. Hemen hemen her maçına katılan eşi ve küçük çocukları babalarının her başarılarının yanında bulunuyorlar. Son derece renkli ve içten bir anne babaya sahip olan çocuklar ne kadar şanslı olduklarının farkında mıdırlar acaba?

kuyt-ailesi

6) METİN TEKİN

metin-tekin-sevval-sam

Sırada, Türk futbolunun Sarı Fırtına’sı, kendi döneminde fırtınalar estiren Metin-Ali-Feyyaz’ın Metin’i var. Şuan futbol yorumcusu olan Tekin, Şevval Sam’dan olan çocuklarından, boşanmış olmalarına karşın bir an olsun uzaklaşmamıştır. Bir rivayete göre, Şevval Sam henüz 12 yaşındayken röportaj yapmak için 21 yaşında olan Metin Tekin’in yanına gider; Şevval Sam’ın “Ben sana aşığım, seninle evleneceğim” lafına, Metin Tekin’den “büyü de gel” cevabını gelir. Çok ilginçtir ki, 8 yıl sonra, tarihler 27 Aralık 1993’ü gösterirken Metin Tekin, Şevval Sam’la evlenir. Ünlü şarkıcı Leman Sam’ın kızı olan oyuncu ve ses sanatçısı Şevval Sam ile evliliğinden bir oğlu olan Metin Tekin, babası Tarık Tekin gibi 33 yaşında baba olmuştur ve oğluna babasının adını vermiştir.

(Fotoğrafa hiç girmeyelim. Kısaca; Sergen’in desenleri, Metin’in papyonu ve Şifo Mehmet’in kravatı…)

5) RODRİGO TELLO

tello-ve-cocuklari

Eşi Valerie ile tanışma hikayesinin çok enteresan olması ve çok iyi bir aile babası olması Tello’nun listemizde 5. sırada yer vermemize neden oldu. Beni etkileyen tanışmalarına kısaca değinmek gerekirse, 4 arkadaşıyla Meksika’ya giden Tello burada eşiyle tanışır. Aynı dili konuşmadıkları için genelde el işaretleriyle, mimiklerle anlaşan ikili, tatil sonrasında da görüşmeye devam ederler. Kanada’da yaşayan ve futbolla ilgisi olmadığı için Rodrigo’nun sıradan bir okul takımında oynadığını sanan Valerie, Portekiz’de her şeyin farkına varır. Bu tanışma hikayesini ne zaman anlatsa Tello da, ”Ünlü ve para sahibi bir futbolcu olarak eşimi kazanmadım, ‘Rodrigo Tello’ olarak kalbini çaldım.” ifadesini kullanıyor. Oğlu Axel’e iyi bir baba olmaya çalışan Rodrigo, ”Ona iyi bir eğitim, iyi bir gelecek sağlamak ve tıpkı babamın bana öğrettiği gibi hayatı oğluma iyi öğretmek istiyorum.” diyerek bizim de takdirimizi kazanmayı başardı.

4) FERNANDO TORRES

fernando-torres-ve-cocuklari

Başarılarla dolu futbol geçmişi olan Torres’in aldığı kupalar veya kaçırdığı gollere değinmek isterdim ancak konu dışına çıkmamak adına özel yaşamına geçiyorum. Torres’in başarılarının özel hayatından kaynaklandığını biliyor muydunuz? 2001 yılında (17 yaşındayken) Olalla Dominguez ile çıkmaya başlamış ve çocukluk aşkı olan Olalla ile 2009 tarihinde dünya evine girmiştir. Çiftin Nora adını verdikleri bir kızı ve “Leo” adını verdiği bir oğlu dünyaya gelmiştir. Torres’in ailesine olan düşkünlüğü dövmelerinden de anlaşılacağı üzere; ayak dövmesinde roma rakamıyla (VII. VII. MMI) ilk öpüşme tarihleri, 2 ayrı kolunda kızının ve eşinin isimleri ve kendi ismi anlamına gelen ‘Bymmm’ dövmeleri vardır ve ayrıca sağ kolunda forma numarası olan dokuz rakamının dövmesi vardır. Kendisini, eşine ve çocuklarına adadığı için takdir ediyor ve vücudunun dövmelerle dolmamasını temenni ediyoruz.

3) ALEX DE SOUZA

alex-ve-cocuklari

“Ben ve ailem yüzde yüz Brezilyalı doğduk ama yüzde elli Brezilyalı yüzde elli Türk olarak vefat edeceğiz.” Bir diğer çocukluk aşkıyla evlenen futbolcumuz ise Alex. 2000 yılında futbolcusu olduğu kulübün başkanının kızı olan Daianne ile evlendi.  Çiftin Maria Eduarda (2004), Antonia(2006) adında iki kızları ve Felipe (2010) adında bir oğulları vardır.Maria, Antonia ve Felipe… Alex’in vazgeçilmezleri, birbirinden değerli çocukları. Özellikle İstanbul’da doğan Felipe’nin Türkiye’de ciddi bir hayran kitlesi var. (Biz de dahil olmak üzere.) Daianne de Souza çocukluk aşkıydı. Brezilya’da başlayan hikâyeleri en güzel çağlarında, İstanbul’da da devam etti. Eşi, Alex’in her golünden sonra ayakta alkışlayan en sadık destekçisiydi.

2) HAKAN ŞÜKÜR

hakan-sukur-ve-cocuklari

“Çocuklarımın “Sen iyi bir babasın!” demesi en güzel hediye.”

2. sıramızda ise Türk futbolunun ‘kralı’ Hakan Şükür var. Zeynep Sude, Buse ve Ömer babalarına çok düşkün. Sizin de yakından takip ettiğiniz üzere Zeynep Sude ve Buse babasıyla sahalarda büyüdüler. Yapılan bir röportajda “Babanın en çok hangi yönünü seviyorsun?” sorusuna, kızı Zeynep’ten “Babam gibi insanlarla iyi geçinmeyi isterim.” cevabı geldi. Çocuklarına rol model olan Hakan Şükür’ü örnek alınması gereken babalığından ötürü kutluyor ve listemizin ilk sırasına geliyoruz.

1) LİONEL MESSİ

messi-aile-babasi

”Bugün, dünyanın en mutlu insanıyım, oğlum doğdu.”

Son yıllarda adından gerek işi gerekse saha dışındaki beyefendiliği ve aile babalığıyla sık sık söz ettiren Messi, Antonella Rocuzzo ile birlikteliğinden bir erkek çocuğu dünyaya getirdi. Messi ve kendisi gibi 25 yaşında olan sevgilisi Antonella, çocuklarına ”Thiago” ismini verdi. Annesine hamileliğinde zor anlar yaşatan ve anlaşılan o ki daha anne karnında koşup çalım atmaya başlayan Thiago, adeta Messi’nin bir kopyası gibi. Oğluna olan düşkünlüğü basına da yansıyan Messi’nin iyi bir aile babası olduğuna dair bir diğer sunacağımız kanıt ise onun 2007’de fakir çocukların eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamak için kurduğu Leo Messi Vakfı. Messi, açıklamasında: “Bu vakıf, gerçekten benim çocuklara ve insanlara yardım etmek için fırsat veriyor.” diyerek çıtayı bir adım daha yükseltmeyi başardı. UNICEF tarafından 2010 “iyi niyet elçisi” seçilen Messi’nin hepimize birer örnek olması dileğiyle…

lionel-messi-cocukluk-aski

halisaha-yilmazmorgul

Halı Saha ve Yılmaz Morgül

Futbol, hiç şüphe yok ki en sevilen oyun. İstenirse her zaman her yerde oynanabiliyor. Bu bakımdan sadece profesyonel anlamda değil, koşabilen her insan için harika bir oyun. Peki, futbol, stadyumlar dışında başka nerelerde oynanıyor? Evet, tabii ki halı sahalarda.

Halı sahalar için bir bakıma gerçek stadyumların küçük bir benzeri diyebiliriz. Hatta küçük taklitleri diyebiliriz. Halı sahalar, adı üstünde, bir halı ve gerçek stadyumdakiler gibi gerçek çimden değil. Gerçek çim kokusunu asla alamazsınız. Fakat halı sahanın da kendine özgü bir kokusu vardır.

Stadyumlarda toprakla temas edersiniz, yağmur yağınca çamur olur, üstünüz çamurlanır. Fakat halı sahalarda böyle bir şey söz konusu değildir. Halı sahalarda toprak niyetine küçük sentetik siyah lastikler vardır. Toprak değil ama yine de toprak hissini size az çok yaşatır.

Stadyumlarda büyük tribünler vardır. Seyirciler, taraftarlar maç için tribünleri doldururlar. Fakat halı sahalarda öyle büyük tribünler yoktur. Halı saha maçı izlemek isteyen futbol aşıkları yine kenarda, tel örgülerin arkasından maçları izleyebilir. Bu, ne size bir tribün hissi yaratacak coşku kadar büyük ne de bir şömine sessizliği kadar küçüktür.

Halı saha, Bahçelievler semti gibidir. Ne Esenler kadar fakir ne de Beşiktaş kadar zengindir. Halı saha, barbekü sosu gibidir. Ne bal kadar tatlıdır ne de limon kadar ekşidir. Halı saha, Yılmaz Morgül gibidir. Ne bir Zeki Müren’dir ne de bir düğün şarkıcısıdır.

yilmaz-morgul

Tam anlamıyla gerçek bir futbol atmosferini sadece stadyumlardan alırsınız. İşte o Zeki Müren’dir. Halı sahalar, Zeki Müren’i andırır. Tarzı biraz Zeki Müren’e benzer. Belki de benzemek ister. Belki de benzemeye çalışır. İşte o da Yılmaz Morgül’dür. Netice itibarıyla halı sahada da futbol oynama zevkini alırsınız ama şartlar, tam anlamıyla gerçek bir futbol atmosferi değildir. Sözün özü; stadyumlar Zeki Müren, halı sahalar ise Yılmaz Morgül’dür…

Futbola Destek Veren Firmalar

FUTBOLA DESTEK VEREN 3 DEV

Futbola olan yakınlık ve ilgimiz kadar bir o kadar da futbol bazında sponsor olan firmalara ve ürünlerine önlenemez bir tutkumuz bulunmakta. Son çıkan Adidas, Nike, Puma, kramponları, topları veya formaları gibi birçok ürünü yakından takip etmekteyiz. Peki bu firmalara dair bilgimiz ne ölçüde?

Siz futbol tutkunlarına bu yazımızda ilk 3 sıralamızla Futbola büyük katkıları olan, yukarıda adı geçen firmaların özüne ineceğiz. Derlediğimiz bilgiler ışığında keyifli bir çalışma ortaya çıktı, umarım beğenirsiniz…

ADİDAS

Dünyanın en büyük spor eşya üretici firmalarından biri olan ADİDAS, adını kurucusu Adolf (Adi) Dassler’den almıştır. İki dünya devinin kuruluş hikayesi olarak da bilinen ve birbirine rakip olan firma sahipleri olan kardeşler: Adolf (Adi) ve Rudolf (Rudi) Dassler kardeşler. Yani Adidas ve Puma. 1920’li yıllarda Adolf ve Rudolf Dassler kardeşler annelerinin çamaşır odasında, dünyanın en hafif spor ayakkabılarını üretme hedefiyle işe koyuldular. Evlerinde elektrik olmadığı için bisikletten elde ettikleri enerjiyle deriyi keserek ayakkabıya dönüştüren Dassler Kardeşler, çamaşır odasındaki üretimlerine 1924 yılında Almanya’nın Herzogenaurach kasabasında “Dassler Kardeşler Spor Ayakkabıları Fabrikası”nı kurarak devam ettiler. Ancak, ABD’li atlet Jesse Owens’i 1936 Berlin Olimpiyatları’nda dört altına götüren ayakkabıları yapıp efsane haline gelen iki kardeşin arası bu tarihten sonra açıldı.Rivayete göre; Naziler askerlere postal yapmak için fabrikayı devraldıktan sonra savaşın sonlarına doğru Adi Dassler, işgalci ABD birlikleriyle dostluk kuruyor. Bu sırada Rudi asker olduğu için ABD tarafından esir alınıp kampa düşüyor. Savaş sonrasında iki kardeş bir süre daha birlikte çalışıyor ancak Rudi, nüfuzunu kullanıp kendisini esir kampından kurtarmadığı için kızgın olduğu Adi’den ayrılma kararı alıyor. Böylelikle Dassler Kardeşler Spor Ayakkabıları Fabrikası 1948 yılında dağıtılıyor. İki kardeş Dassler adını ürünlerinde kullanmamak üzere anlaşıyorlar ve yollarına ayrı devam ediyorlar. Bu küslük dünya çapında tanınan iki büyük marka yaratıyor. Adi “Adidas”ı, Rudi’de “Puma”yı kuruyor.

adidas-puma

Şirket resmen, adidas AG olarak – adidas küçük yazı ile – 18 Ağustos 1949’da kaydettirildi. 03.11.1998 tarihinden itibaren Türkiye’de satış yapmaktadır. Şirketin ürettiği malzemelerde genelde, aynı renkte üç paralel çizgi kullanılır. Bu motif, şirket logolarında da vardır. Logo tasarımında görülen üç çizginin ortaya çıkışı ve bir ayakkabının üzerinde kullanılışı 1949 yılına dayanıyor. Bu ayakkabı ilk olarak Atletizm dalında 15 yılda 18 dünya rekoru kıran Emil Zapotek tarafından giyilmiştir. 1960’lardan itibaren ise üç çizgi Adidas’ın ürettiği tüm giyim malzemelerinde kullanılmaya başlanmıştır.

adidas-amblem

Melbourne’da 1956’da ilk kez TV’de naklen yayınlanan olimpiyat oyunlarında Adidas markası kürsüye yaklaşık yetmiş kez çıkıyor. Altmışlı yıllarda çeşitler artıyor. 1964’te top üretimi başlıyor, eşofman ve spor giysi üretiimi ise 1968’de. Markanın ikinci logosu olan yonca yaprağı ise spor giysi ve spor çantası üretimi için yaratılıyor.

adidas-amblem-2

Adidas 1996 Olimpiyatlarında 70’i Altın olmak üzere 220 madalya topluyor. ve 1998 Dünya Kupası’nın ve Marsilya futbol takımının resmi sponsoru oluyor. 1997 yılında kış sporları markası olan Salomon’u alıyor. Adidas 2005 yılında 3,1 milyar euroya İngiliz rakibi Reebok’ı satın almıştır. 2006 yılı içinde NBA ile resmî forma ve aksesuar üretimi için anlaşma imzalamıştır.

Koşu, futbol, lakros golf sporlarında yüzlerce ürün üretmekte ve dünya pazarında 80’den fazla ülkede faaliyette bulunmaktadır. 1993’te 22 milyon çift ayakkabı ve 22 milyon parça tekstil ürünü satan Adidas, 1998’de 85 milyon çift ayakkabı ve 150 milyon çift tekstil ürünü satılmıştır. Adidas, ürünleri arasına kozmetik ürünlerini ekleyerek daha da büyümüştür. 2010 yılının net karını 11,990 milyon euro olarak açıklamıştır.

“Impossible is Nothing” (İMKANSIZ YOKTUR) Adidas’ın güncel sloganıdır. Bu slogan 180\TBWA tarafından geliştirilmiştir. Basketbol alanındaki slogan ise “Believe in Five” (Beşe inan)’dır.

adidas-impossible-is-nothing

NIKE

Phil Knight ve Bill Bowerman ortaklığıyla ilk kurulduğu zamanda adı Blue Ribbon Sports idi. 1972 yılında ABD’li William J. ‘’Bill’’ Bowerman ve Philip H. Knight tarafından kurulan dünya devi kurulduğu zamandaki ilk adı Blue Ribbon Sports idi. Daha sonra firmada çalışan ve kendisi de bir koşucu olan Jeff Johnson tarafından, bir gece rüyasında Yunan mitolojisinin Zafer Tanrıçası Nike’ı görmesiyle firma adı değişir ve Nike olur. Spor giyim, spor ayakkabı ve spor aksesuarları üzerine faaliyet gösteren markanın üretiminin büyük bir kısmı Uzak Doğu Asya’da yapılmaktadır.

nike-amblem

Air Jordan ve Nike Golf gibi alt markalarının yanı sıra, Converse gibi bağımsız markaların da sahibidir. Şirket dünya çapında 25,000 çalışana sahiptir ve (2007) yılında 10,9 Milyar € net cirosunun olduğunu açıklamıştır. Nike, pek çok futbol takımına ve ulusal takıma sponsor olarak, futbol dünyasına ağırlığını koymaya çalışmaktadır.

Stanford Üniversitesi’nde MBA yapan Phil Knight tarafından 1971 yılında kurulan Nike’ın Swoosh denen ünlü simgesi, Carolyn Davidson adlı bir üniversite öğrencisi tarafından 35 dolara çizilmiştir. Simgenin getirdiği olağanüstü başarı üzerine, 1983 yılında Carolyn Davidson’a, kamuoyuna açıklanmayan bir miktarda şirket hissesi verildiği açıklaması yapılmıştır. Ayrıca Swoosh simgesi, orijinal olan Siyah renginden başka birçok renkte de yaptırılmaktadır.

 

nike-swoosh

Nike, millî takımlardan Türkiye Milli Takımı, Brezilya Millî Takımı, Fransa Milli Takımı, Hollanda Millî Takımı ve Portekiz Millî Takımı ve diğer millî takımların, kulüplerden de Atletico Madrid, Manchester City, Paris Saint-Germain,Shaktar Donetsk, FK Zenit, Werder Bremen, Boca Juniors, Athletic Bilbao, AS Roma, Monaco, Inter, Trabzonspor, Galatasaray ve Barcelona gibi kulüplerin formalarını üretmektedir.

barcelona-nike-sponsor

Nike tartışmasız dünyanın en büyük spor markası. En yakın rakibi Adidas’dan %30 daha büyük. Nike şirketin CEO’su Mark Parker öncülüğünde pazarlama stratejisi çok ciddi ölçüde değiştirilerek, dijital pazarlamaya odaklandı. Geleneksel reklam mecralarını dijitalle buluşturan uygulamalar konusunda ise Nike 30 dan fazla billboardda reklam filmlerinin üstünde Twitter postlarını gösteriyor.

Bunun yanı sıra Nike yüksek dozda motive edici pazarlama iletişimiyle de dikkat çekiyor. Nike’ın temel söylemi olan “Just Do It” i çoğumuz günlük hayatımızda yeri geldiğinde aktif bir şekilde kullanıyoruz, çünkü bu söylem o anki duygumuzu artık kendi dilimizde ifade etmek istemeyecek kadar güçlü bir anlam taşıyor.

nike-just-do-it

PUMA

Puma AG Rudolf Dassler Sport (kısaca Puma), Alman spor giyim markasıdır. 1924’te Adidas’ı kuran Adolf “Adi” Dassler’ın abisi Rudolf Dassler tarafından kurulmuştur. Şu anda dünyanın en büyük spor giyim markalarından biridir.

puma-logo-amblem

Bugün Puma fabrikasında 3200 işçi çalışmaktadır ve şirket 80’in üstünde ülkede satış yapmaktadır. Formula 1 sektöründe de takımların giysilerini üreten Puma, F1’de iki büyük takım olan Scuderia Ferrari ve Renault F1’in giysilerini üretmektedir.

puma-amblem-sponsor

2006 FIFA Dünya Kupası şampiyonu İtalya’yı giydiren Puma, Dünya Kupası’nda 12 takımın forma üreticisi olmuştur. Turnuvadaki 64 maçın 36’sında en az 1 takım Puma forması kullanmıştır. Şu anda da Dünya’da birçok takımın forma üreticisi olmaya devam etmektedir.

italya-puma-sponsor

Puma 30’dan fazla milli futbol takımının dünya çapında sponsorluğunu üstlenmiştir. Şirket ayrıca Pele, Johan Cruyff, Enzo Francescoli, Diego Maradona ve Lothar Matthäus gibi uluslararası futbol yıldız sponsor oldu. Puma da meraklısı sürüş ayakkabı ve yarış takım elbise ana üreticisi konumundadır. Özellikle Formula ve NASCAR hem anahtar üreticisidir.

puma-maradona

Futbol Tarihinin En Büyük 10 Numaraları

En İyi 10 Numaralar

10. George Hagi

hagi

39 numara krampon giydiği söylenen “Karpatlar’ın Maradona’sı”, boyun değil işlevin önemli olduğunu kanıtlar nitelikte bir kariyere sahip. Steaua Bükreş, Real Madrid ve Barcelona gibi dünyanın en büyük takımlarında yıllarca forma giyen Romen solak, kariyerinin zirvesinde ise 2000 yılında Galatasaray’da UEFA Kupası ve Süper Kupa şampiyonluğu yaşamıştır.

9.Roberto Baggio

baggio

Fiorentina, Milan, Juventus ve Inter gibi İtalya’nın dev kulüplerinde mücadele etmiş golcü, 644 maçta 292 gole sahiptir ancak tüm bu başarılarına rağmen onu; saç stili ve 1994 Dünya Kupası’nda finale kadar çıkardığı takımında Brezilya karşısında kaçırdığı son penaltı ile hatırlamaktayız.

8.Lothar Matthaus

matthaus

19 yaşında çağrılıp şampiyonluk yaşadığı 1980 Avrupa Futbol Şampiyonası dahil toplamda 9 büyük turnuva görmüştür (1982, 1984, 1986, 1988, 1990, 1994, 1998, 2000). Şampiyonlar Ligi’nde ise şeytanın bacağını kırmayı başaramayan efsane, Bayern Münih ile çıktığı iki finalde de dramatik bir şekilde kaybetmiştir. 1987’de Porto ile oynanan final maçının son 10 dakikasına 1-0 önde giren Bayern, maçı 2-1 mağlup olarak tamamlamıştır. Benzer bir şekilde, 1999 yılında rakip Manchester United, Bayern’i 90+1 ve 90+3’te atılan gollerle (2-1) hayal kırıklığına uğratmıştır.

7.Lionel Messi

messi

Daha atacak çok golü, yapacak çok asisti var. Onun hakkında eleştiri yapmadan önce biraz daha beklemekte fayda var. Onu izleyeme şansına erişenler olarak ise çok şanslıyız. Kimilerine göre ise futbolun gelmiş geçmiş en büyük oyuncusu…

6.Arthur Zico

zico

Fenerbahçe’deki teknik direktörlük başarısıyla yakından tanıdığımız Brezilyalı efsane, milli takım kariyerinde 88 maçta 66 gole ulaşmıştır. 1978, 1982 ve 1986 dünya kupalarında forma giymiştir.

5.Michael Platini

platini

Titreşen topları ve yolsuzluk dosyalarıyla tanıdığımız UEFA başkanı Platini, gelmiş geçmiş en iyi oyuncular arasında gösterilmektedir. Avrupa’da yılın futbolcusu ödülünü 3 yıl üst üste kazanan ilk oyuncudur. 1984 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı kazanan Fransa Millî Futbol Takımı’nın ’10 numara’sı iken turnuvanın gol kralı olmuş en iyi futbolcusu seçilmiştir. Ayrıca, iki defa dünya kupasında yarı final görmüştür.

4.Ferenc Puskas

puskas

Futbol tarihinin en verimli golcüsüdür. 533 maçta 511 gole sahip Macar golcü, tüm zamanların en iyi futbolcularından biri olarak gösterilir. 2009 yılında, FIFA tarafından yılın en güzel golünü atan futbolcuya verilen ödül “Puskas” ismini almıştır.

3.Zinedine Zidane

zidane

1998 yılında Fransa halkına yaşattığı Dünya Kupası şampiyonluğu sonrası “Cumhurbaşkanı Zizou!” denilen Cezayir asıllı Fransız yıldız, Ballon d’Or sahibi olmuştur ve 1998, 2000, 2003 yıllarında FIFA tarafından yılın futbolcusu seçilmiştir. Ayrıca; 2000 yılında kazanılan Avrupa Şampiyonası’yla birlikte Fransa, üst üste iki büyük şampiyona kazanan ilk milli takım olma başarısı göstermiştir. Real Madrid’le Şampiyonlar Ligi kupasını da ihmal etmeyen efsane, 2006 Dünya Kupası finalinde Materazzi’ye attığı kafa ile hafızalarımızda (!)…

2.Diego Armando Maradona

maradona

Kesinlikle iki üç kelime ile anlatılamayacak Arjantinli efsane, ’10 numara’ markasını yaratan isim…

1.Pele

pele-2

Ailesi tarafında “Pepe”, kuzenleri ve arkadaşları tarafından yaramaz anlamında “Peli” diye çağrılan ayakkabı boyacısı küçük çocuk, zamanla “Pele” ismini almış; futbolu da ismi gibi zamanla dünyaya yayılmıştır. Kariyerinde 1281 gol atarak kırılması zor bir rekora imza atmıştır. Bunun üstüne 3 kez Dünya Kupası kazanmıştır. 6 kez, bir maçta 5 gol atma başarısı göstermiştir. 92 maçta da hat-trick yapmıştır. Sanırım bu kadarı, onu en iyi ‘1o numara’ tahtına koymamız için yeterli…

BONUS: Nijerya, Biafra ile yaptığı savaşta, Pele’nin maçını izlemek için 2 gün ateşkes ilan etmiştir.

pele

Halı Sahada Oyun Kurmak

HALI SAHA MAÇLARINDA OYUN KURMAK

Evde annelerimizin üstlendiği sofra kurma göreviyle benzerlik kuracak olursak; sofra kurulmadan yemek yenmez, oyun kurulmadan da hücuma çıkılmaz. Sofra kurmak aynı oyun kurmak gibi ekstra yaratıcılığa gereksinim duymaz. Çatal, bıçak ve tabakların yerleri az çok bellidir ve yerlerine konlmasından ibarettir. Futbolda oyun kurmak da topu iletilmesi gereken oyunculara aktarma işidir en basitinden anlatacak olursak. Oyun kurmak, sofra kurmakta olduğu gibi her zaman tek bir kişinin görevi hali olmaktan çıkar ve ailenin diğer bireyleri de sofraya katkıda bulunur. Halı sahada da oyun kurma görevi her zaman tek bir oyuncuya ait değildir. Sorumluluk almayı bilen tüm oyuncular doğru atak kombinasyonlarını oluşturmak adına oyuna katkı sağlamalıdır.

Geleneksel futbol anlayışında ’10 numara’ olarak nitelendirdiğimiz oyun kurucular, yerlerini teknik kapasitesi ve yaratıcılığı daha düşük olmasına rağmen orta sahada daha dayanıklı ve pas yüzdesi yüksek olan oyunculara bırakmıştır. Maradona, Zico, Platini, Hagi, Zidane gibi efsane oyun kurucular yalnızca bu görevle yükümlü kalmayıp takımlarının tüm yükünü omuzlarında taşımaktaydılar. Ofansif orta saha olarak nitelendirdiğimiz mevkide oynayan ‘klasik’ oyun kurucular, topu defans oyuncularından teslim alıp takımını kanatlardan veya orta bölgeden atağa çıkarmaktaydılar. Örneklerini verdiğimiz oyuncuların aksine, günümüzün ofansif orta saha oyuncuları bu misyonu yalnızca teknik kapasitelerini kullanarak ve daha az koşarak asist yapmak üzere algılamaya başlayınca ’10 numara’ anlayışı değişmiştir. Modern futbol anlayışında, oyun kurma görevi defans bölgesindeki tüm oyunculara da aittir ve sahanın her yerine ayak basan, asli oyun kurucular olan orta saha oyuncularının yükünü en aza indirmeyi sağlar. Böylece, tek bir oyuncunun görevi olmaktan çıkar ve sahanın her yerinden atağın başlayabilmesine olanak sağlanmış olur. Bayern Münih ve Barcelona, ‘total futbol’ olarak adlandırdığımız günümüz futbol ekolünü en iyi yansıtan takımlardır.

Halı saha maçlarında oyun kurmanın önemi nedir?

Halı saha maçlarında da oyun kurma görevini bir ya da iki kişi üstlenir. Oyun kurma görevini üstlenen oyuncular genellikle topla ilişkisi iyi olan sorumluluk alan oyunculardır ancak günümüz futbolunda olduğu gibi halı sahada da teknik kapasitesi yüksek defans oyuncuları daha çok tercih edilmektedir. Oyun kurucu özelliğe sahip defans oyuncuları orta sahanın yükünü azaltarak hücumdaki performansı artırmayı sağlar. Oyun kuramayan takımlar uzun oynamak zorunda kalır ve bu yöntem halı sahanın boyutlarının kısa olması nedeniyle son derece etkisizdir. Dar alanda oyunu yönlendirebilen, pas yapabilen takımları savunmak oldukça güçtür.

Tek bir oyuncunun oyun kurması dezavantaja dönüşebilir çünkü rakip takımın oyun kurucuya uygulayacağı sıkı markaj o takımı tamamen etkisiz bırakabilir. Bu yüzden halı sahada takım halinde oyun kurmak çok önemlidir. Topla kim buluşursa buluşsun, takım arkadaşlarını oyuna dahil edebilmek tüm takımı zinde tutar. Topun peşinden koşan rakip, kondüsyon açısından düşer. Rakibi etkisiz bırakmanın bir diğer yolu da oyun kurma aşamasında adam eksiltmektir. Rakipten bir oyuncunun bile saf dışı kalması, rakip defansın yükünü artıracağından dolayı rakibin, kondüsyon seviyesini maçın ilerleyen dakikalarında kaybetmesine neden olur.

Oyun kurarken bir diğer önemli nokta takım arkadaşlarına yakın oynamaktır. Birbirinden uzak kalan iki oyuncu arasındaki pas alışverişi yeterince sağlıklı olmayabilir ve rakibin pas arası yapma ihtimalini kuvvetlendirir. Bunun sonucu genellikle çıkarken kaptırılan top ve yenilen bir gol olarak yansır. Tüm takımın birbirine yakın mesafede pas alışverişine müsait olması, yani açığa çıkmak büyük önem taşır. Oyuncular asla rakibin arkasına saklanmamalıdır. Hücum oyuncuları da dahil, topun sahibinin görüş açısında ve topla buluşma anına müsait olması gerekir. Oyun kurucunun topla buluştuğu anda arkadaşlarını süzebilmesi ve pas atacak birini en kısa sürede bulması gerekir. En zor durumlarda, kaleciye geri dönmek en makul çözümdür ve geciktirilmesi halinde kaleci topla buluşmakta ve topu tehlike bölgesinden uzaklaştırmakta zorlanabilir.

Uzun lafın kısası; oyun kurmak, halı saha maçlarında oyuna hakim olmanın en kolay yoludur.

enkotugiyinenfutbolcular

Dünyanın en kötü giyinen 10 futbolcusu

En kötü giyinen futbolcular

Malum giyinmek büyük zanaat, şık görünmek kendini iyi hissetmek herkesin hakkı fakat yanlış seçimler yaparak kaş yapayım derken göz çıkartabiliyoruz, futbolcular da bizler gibi birer insan oldukları için onlarında bazen göz çıkardığını ve bazılarının bundan çok daha öte işler yaptığına şahit olduk. İşte biz de dünyanın en kötü giyinen, en rükuş 10 futbolcuyu sizler için derledik. Bakalım bizimle aynı fikirde misiniz, yoksa görüş ayrılıklarınız var mı?

 

10 – Lionel Messi

Her listede olduğu gibi bu listede de Messi var fakat kendisine kıyamadığımız için onu 10. sıraya koyduk, Adamsangel ekibi olarak biz, standardı bozmadan sadece futbolu ile ilgilenmesi formadan başka bir şeyi üstüne geçirmemesini temenni ediyoruz.

messikotugiyim

9 – Didier Zokora

Bir dönem Trabzonspor’da da forma giyen fildişili oyuncu Trabzonlu teyzelerimize özenmiş olacak ki, değişik tarzı ile fark yaratmaya çalışsın, ilginç kombinleri ve farklı kültür şokları ile listemizde 9.sırada yer alıyor.

didierzokorakotugiyim

8 – Dani Alves

Bir başka Barcelonalı yıldız olan Alves, rapçi mi rockçı mı yoksa takım giyen bir iş adamı mı olacağına tam olarak karar verememekle birlikte bizleri sadece futbolu ile değil, giydikleri ile de şaşırtıyor. Brezilya mahallelerinde nasıl dolaştığını hayal edemediğimiz Alves’i listemizin 8.sırasına koyuyoruz.

danialveskotugiyim

7 – Cristiano Ronaldo

Real Madridli süper yıldız dünyanın en iyi futbolcularından biri olabilir ama en iyi giyinen isimlerden biri kesinlikle değil, parlak renkleri tercih eden ve dikkat çekmeyi ilke edinen Ronaldo, zaman zaman da Portekiz’in çılgın çocuğu imajını kaybetmeden giyim tarzına yön vermeye çalışıyor. Giyim tarzının futboluna yansımaması dileğiyle listemizin 7.sırasından onu selamlıyoruz.

cronaldokotugiyimtarzisi

6 – Manuel Fernandes

Amerikalı şarkıcı Will I Am’a birebir benzeyen eski Beşiktaşlı oyuncu, Türk futbolcularımızın tarzını etkilediği gerekçesi ile gönderilmiş olabilir, zira ilginç kıyafetleri ve abartı aksesuarları ile Türk gençlerimizi olumsuz etkilemekte, Bağcılar ve Güngören halkını endişeye sürüklemekteydi. Sözü uzatmadan sizi Fernandes’in ilginç tarzı ile başbaşa bırakıyoruz.

manuelfernandeskotugiyimi

5 – Karim Benzema

Büyük büyük dedesinin Haliç civarında piyanist şantör olarak çalıştığı rivayet edilen Fransız golcü, dedesinden gelme bu geleneği giyim tarzına birebir yansıtmış durumda. Şimdilerde ünlü şarkıcı Rihanna ile fan fini fon vaziyette olan oyuncu bu giyim tarzı ile ünlü yıldızın gönlünü kapmışa benziyor. Biz de çifte mutluluklar diliyor, Benzema ve ailesine hayatta başarılar diliyoruz.

benzemakotugiyim

4 – Neymar Jr. 

Gerek saç stili gerek giyim tarzı ile Cennet Mahallesi çıkışlı olan süper yıldız. Geldiği yeri unutmayarak her yerde tarzını koruyor, tüm dünyaya mahalle kültürünü yansıtıyor. Hani derler ya “imam …. cemaat … ” diye Neymar bu kültürü yansıttıkça, tarzı çoğalıyor ve yayılıyor. Neymar’ın kültür yozlaşması geçirmemesi dileğiyle.

neymarkotugiyimtarzi

3 – Radamel Falcao

Futbolu inişler ve çıkışlardan ibaret olan Kolombiyalı golcünün giyim tarzı ise istikrarını koruyor. Kendini kotlara boğan sarıp sarmalayan yıldız oyuncu Merter’de ikamet eden tekstil firmalarımızın sponsor olması gereken isimlerin başında geliyor. Listemizde 3. sırada yer alan oyuncuyu bu görüntülerle uğurluyoruz.

falcaokotugiyimtarzi

2 – Ricardo Quaresma

Beşiktaş’ın futbol ikonu Portekizli yıldız Quaresma, gerek Beşiktaş çarşısı gerek Portekiz mahallelerinden aldığı ürünleri kombinleme becerisi ile diğer oyunculardan büyük ölçüde ayrılıyor. Giydiği kıyafetlerle bize gönlümüzde trivelalar rabonalar attıran oyuncuyu tarzı ve kombinleri için kutluyor. Listemizde 2. sırayı kendisine takdim ediyoruz.

quaresmagiyimtarzikotu

1 – Raul Meireles

Yok böyle bir şey, yok böyle bir tarz, işte o isim, modacıların şahı, bir moda ikonu, bu tarz o, listemizin açık ara lideri, tarz insan Raul Meireles. İstanbul’umuzun Güngörenindeki mahalle berberi Mahmut abide traş olan, limon kolonya müptelası Meireles, Mahmut abinin kendine yüklediği stil ile futbol sahalarımızda yetişen bir çicek adeta. Paçaları kalkık pantolonları ve inanılmaz ceketleri ile dünyanın en kötü giyinen oyuncusu olarak listemizde damgalanıyor. Sizi Raul Meireles ve ilginç tarzı ile baş başa bırakıyoruz.

raulmeirelesgiyimtarzikotu

BONUS – R.QUARESMA VE ÇETESİ

quaresmafernandesalmeidakotutarz

QUARESMA-C.RONALDO-J.P SORİN ÜÇLÜSÜronaldofalcaoquaresmakotutarz

Yazımızı okuduğunuz ve tahammül ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Soru görüş ve isteklerinizi bize yorum atarak belirtebilirsiniz.  Listemize girebilecek aklınızda olan başka rüküş oyuncu varsa bize bildirmeniz yeterli.

dunyaninenhizlifutbolculari

Dünyanın en hızlı 5 futbolcusu

Dünyanın en hızlı futbolcuları

Günümüzde futbol eskisinden çok daha hızlı ve çabuk oynanıyor, eskisine nazaran daha atletik daha süratli oyuncular günümüz futbolunu renklendiriyor. Bizde Adamsangel ekibi olarak her takımın ihtiyacı olan hızlı oyuncuları sizler için derledik. En hızlı 5 futbolcuyu bu yazımızda bulabilir videomuzu da incleyebilirsiniz.

5 – Arjen Robben

Uçan hollandalı Robben, listemize 5.sıradan giriş yapıyor, topla olan sürati ile rakiplerini zor durumda bırakan oyuncu hızını top tekniği ile birleştirdiğinde durdurulması imkansız bir hale geliyor.

arjenrobben

4 – Theo Walcott

O tam bir sürat makinası, Arsenalli oyuncu gençliğinden beri muhteşem sürati ile futbolseverlerin futbol oyunlarında koşarak transfer ettiği isimlerden. Her ne kadar beklenilen o üst seviyeye ulaşamasa da listemize 4. sıradan giriş yapıyor.

theowalcott

3 – Gareth Bale

Dünyanın en pahalı oyuncusu  Gareth Bale tam bir uçak. Tottenham takımında oynarken İnter’e yaptığı hat-trick hala hafızalarımızda, Barcelona’ya karşı attığı o efsanevi golü ise unutmak mümkün değil. Gallerli hızlandığında futbolseverler olarak yüreğimiz hopluyor, neler yapabilir diye büyük heyecan duyuyoruz. Nice efsane goller atması dileğiyle.

garethbale

2 – Cristiano Ronaldo

Kimilerine göre o dünyanın en iyi futbolcusu, kanatları olan bir kuş, bir makina, listemizde 2.sırada bulunan Ronaldo, sürati ve koşu stili ile diğer futbolculardan ayrılıyor, Usain Bolt’u anımsatan Portekizli süper star nice deparlarla hayatımızda bulunması dileğiyle.

cristianoronaldo

1 -Pierre Emerick Aubameyang

Futbolun en süratli ismi olarak onu göstermek boynumuzun borcu Borussia Dortmund’lu yıldız, kontra atak futbolunda inanılmaz performanslar gösteren oyuncu, Gabon takımı adına olimpiyat yarışlarına katılsa ülkesine madalyalar getirebilir cinsten. Şöyle bir topu atsa da koşsa diyebileceğimiz yıldız için Dortmund’u izlemenizi şiddetle öneriyor. Listemizin 1.sırasında olan oyuncuya bol koşular diliyoruz.

aubameyangfutbolcu

Videomuzu izleyerek en hızlı futbolcuların efsane anlarını “Hayat Spikerleri” tadıyla takip edebilirsiniz.

Yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Futbolun en hızlı futbolcularını sizler için derlediğimiz yazımızda eksiklikler veya size göre yanlışlıklar olduysa bize bildirebilir, soru ve görüşlerinizi yorumlayarak bize ulaştırabilirsiniz. Futbola tat katan hızlı oyuncuları takip etmeniz ve bolca izlemeniz temennisi ile futbol ile kalın.

hali-sahada-konsantrasyon

Halı Sahada Konsantrasyon

HALI SAHA MAÇLARINDA KONSANTRASYONUN ÖNEMİ

Aynı anda yapılan iki işin, yapılan işteki verimi düşürdüğü söylenir. Beynimiz tek bir işe odaklanamaz, iki ayrı konuyla ilgilenmek zorunda kalır. Bu durumda beynimizin verdiği güç ikiye bölünür. İşte beynimizin verdiği bu güce konsantrasyon diyebiliriz. Mesela, bir yemek sırasında, sofrada telefonla konuşurken televizyon izlemek, annenizin yaptığı zeytinyağlı sarmanın tadını almanıza engel olur. Bir elinde telefon, diğer elinde tost, direksiyonu diziyle tutup vitesi dirseğiyle değiştirebilen üst düzey yetenekli bir sürücü değilseniz eğer trafikte konsantrasyon seviyenizi her an yukarıda tutmanız gerekir. En ufak konsantrasyon eksikliği hata yapmanıza neden olabilir. Tavla oynarken, makale yazarken, finallere çalışırken, boya badana yaparken,… Her ne iş yaparsanız yapın konsantrasyon, yaptığınız işi en layıkıyla yerine getirmenizi sağlar. Futbol oynarken de aynı şey geçerlidir. Peki halı sahada konsantrasyonun önemi nedir?

Hemen cevabını verelim. Halı sahada konsantrasyon hiç düşünmediğiniz kadar önemlidir. Oyuncuların ısınmasından maç içerisindeki koordinasyonuna, pas yüzdesinden kat ettiği koşu mesafesine kadar tüm değişkenler konsantrasyona bağlıdır. Kalecileri ele alırsak; halı sahada bir kalecinin topa karşı refleks kapasitesini üst düzeyde tutması gerekir. Yeterince konsantre olamayan kaleci, kendisini maçın içine çekemez. Bunun için, halı saha kalecileri maçtan önce daha aktif bir biçimde ısınmalı ve topla ilişkilerini güçlendirmelidir. Maç içerisinde herhangi bir hatadan veya skordan kaynaklı konsantrasyon kayıpları kaleciler başta olmak üzere tüm oyuncuları olumsuz etkiler. Oyuncunun maç içerisindeki tüm hareketleri konsantrasyonunu bir adım öteye taşır ve maçın içine dahil olmasına yardım eder. Bir oyuncunun maça bağlanması, topa ve oyuna odaklanmasına yardımcı olur. Konsantrasyonu üst düzeyde olan bir forvet oyuncusu, tehlikeli bölgede topun düşebileceği bölgeleri tahmin edebilir ve son vuruşlarda kalecinin uzanamayacağı noktayı iyi süzer. Bitiricilik konusunda da şut yüzdesini %100 artıran bir etmendir. Halı sahada kaleyi bulan şutların gol olma yüzdesi oldukça yüksektir ve bu yüzden bitiricilik konusunda verimli oyanayan forvet oyuncusu, takımına en büyük faydayı sağlayabilir. Topu ileri uca taşıyan orta saha oyuncularının konsantrasyonu, oyunun ağırlığını taşıması bakımından büyük önem taşır. Rakibin oyun kurmasına engel olamayan orta saha, oyunu kendi sahasında kabul etmek zorunda kalır. Orta sahasını etkili kullanamayan takım ise rakibine oranla daha fazla yorulur. Defans oyuncularındaki konsantrasyon kaybı doğrudan skora yansır. En geriden oyun kurarken kaptırılan topun cezası rakibin hanesine yazılan bir gol olarak yansır. Rakibin forvet oyuncusundan yenilen tek çalım, rakibi kaleci ile karşı karşıya bırakır.

Konsantrasyon, futbolun gözle görülmeyen ve her oyuncunun kişisel olarak kendini geliştirmesi gereken bir konudur. Tam anlamıyla konsantre olunmayan bir maç, antrenmana benzer ve herhangi bir antrenman maçında dahi konsantrasyon çok önemlidir. Sıradan bir halı saha maçını güzelleştiren, oyundan ve de futboldan zevk almamızı sağlayan maddedir. Çorbanın tuzu, salepin tarçını, balığın limonu, bozanın leblebisidir konsantrasyon.

Dünyanın En Büyük Kapasiteli 10 Stadyumu

10. Stade de France (Fransa)

stadyum-fransa

Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan futbol stadyumu 81.338 kişi kapasitelidir. 1998 FIFA Dünya Kupası ve 2000 ve 2006 Avrupa Şampiyonlar Ligi finallerine ev sahipliği yapmıştır.

9. Gelora Bung Karno Stadyumu (Endonezya)

gelora-bung-karno

Endonezya’nın Cakarta Şehrinde bulunan çok amaçlı bir stadyumdur. 88.306 kişilik kapasitesiyle dünyanın en büyük stadyumları arasına girmeyi başarmıştır.

8. Wembley Stadyumu (İngiltere)

stadyum-wembley

90.000 kişilik kapasitesiyle Avrupa’nın en büyük ikinci stadıdır. Londra’daki stadyum 7 defa UEFA Şampiyonlar Ligi finali, bir defa da FIFA Dünya Kupası finaline ev sahipiliği yapmıştır.

7. FNB Stadyumu/Soccer City (Güney Afrika)

satdyum-soccercity

Güney Afrika’nın en büyük stadı; 94.700 kapasitelidir. 11 Temmuz 2010’da 2010 FIFA Dünya Kupası Finali’ne ev sahipliği yapmıştır.

6. Maracanã Stadyumu (Brezilya)

stadyum-maracana

Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrinde yer alan 95.000 kapasiteli stadyum. Stadyumda oynanan ve Uruguay’ın Brezilya’yı 2-1 yendiği 1950 FIFA Dünya Kupası Finali’ni kaçak girenlerle birlikte 199.854 kişi izlemiş ve futbol tarihinin seyirci rekoru kırılmıştır.

5. Camp Nou Stadyumu (İspanya)

stadyum-camp-nou

İspanya’nın Barselona şehrindedir ve 99.300 seyirci kapasitesi ile Avrupa’nın en büyük futbol stadyumudur. Stadyum, tarihte birçok önemli olaya ev sahipliği yapmış ve 1982 FIFA Dünya Kupası için kapasitesi 25.000 artırılmıştır.

4. Azadi Stadyumu (İran)

stadyum-azadi

İran’ın ulusal ve en büyük stadı olup, 100.000 seyirci kapasitelidir.

3. Estadio Azteca (Meksika)

stadyum-aztek

Mexico City, Meksika’da bulunan stadyum. 105.000 kapasiteli dünyanın en büyük 3. stadyumudur. Stat, tarihinde 1970 FIFA Dünya Kupası ve 1986 FIFA Dünya Kupası finallerine ev sahipliği yaptı. Bu özelliği ile iki dünya kupası finaline ev sahipliği yapan tek stadyumdur.

2. Yuva Bharati Krirangan / Salt Lake Stadium (Hindistan)

stadyum-saltlake

Diğer bir adıyla Tuz Gölü Stadyumu. 1984 yılında kullanıma açılan ve Hindistan’ın Batı Bengal Eyaleti’nde bulunan bu stadyum 120.000 kişilik kapasiteye sahiptir.

1. Rungrado 1 Mayıs Stadyumu (Kuzey Kore)

stadyum-rungrado

Kuzey Kore’de bulunan ve 1 Mayıs 1989’da kullanıma açılan 150.000 kişi kapasiteli stadyumdur. Futbol ve atletizm müsabakaları burada yapılmaktadır.

rungrado-stadyumu

ucuz replika saat replika saat ankara replica panerai